Soğuk havaların ısı durağı; Burun konkaları

Ayvanın faydaları
25 Şubat 2019
Böbrek taşları belirtileri nelerdir?
26 Şubat 2019

Burun, vücudumuzun hava trafiğini sağlayan organıdır. Havayı filtre eder, tozlardan korur, solunan havayı nemlendirir. Burun içinde konka adı verilen, solunan havayı akciğere yönlendiren ve içleri damar ağıyla kaplı olan etler bulunmaktadır.

Halk arasında burun eti olarak bilinen konkalar, kaliteli nefes alabilmemizi sağlar.

Sigara dumanı burun etlerinizin şişmesine neden olur

Burun etlerinin birden fazla hayati fonksiyonun olduğunu belirten Doç. Dr. Ozan Seymen Sezen, “Burun etleri, burnun sağ ve sol olmak üzere her iki tarafında genel olarak 3’er adet bulunmaktadır. Burun içerisindeki konumlarına göre üst konka, orta konka ve alt konka olarak ifade edilmektedir.

Alt burun etleri (alt konkalar) normal işleyişleri gereği küçülür ya da büyürler. Ancak fazla büyüyerek şişmesi, sağlık sorunlarına neden olabilmektedir. Burun etlerinin şişmesinin, en belirgin etkisi burun tıkanıklıklarıdır. Kısa süreli burun tıkanıklıkları, bir sorun teşkil etmez. Ancak uzun süreli bir burun tıkanıklığı ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

Burun etlerinin şişmesinin birçok nedeni olabilir. Sigara dumanı, alerjiler, sinüzitler, sıcaklık değişiklikleri, çevre kirliliği gibi nedenlerden dolayı burun etleri şişebilir. Bunun yanı sıra; sinüzit, burun iltihapları, burun kemik eğriliği gibi nedenler de burun etlerinin şişmesi neden olabilmektedir. Burun eti şişmeleri olan hastalar tedavi edilmezse hayat kaliteleri düşebilir, farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. ” dedi.

Uzun süren burun tıkanıklıkları tedavi gerektirir

En sık görülen burun eti rahatsızlığının alt konka hipertrofisi olduğunu vurgulayan Sezen, şu şekilde konuştu: “Alt konkadaki büyüme, çoğunlukla doku kaynaklı büyüme ya da kemik büyümesi şeklinde gerçekleşmektedir. Hangi yapıda bir büyümenin gerçekleştiği, tedavi seçimi sürecinde önemlidir.

Burun etlerinin şişmesi neticesinde ilaçlı tedavi uygulanabilmektedir. Ancak ilaçlı tedavi uzun bir süreye yayılmaktadır. Uzun süren ilaç kullanımı birtakım yan etkiler oluşturmaktadır.
İlaç tedavilerinin etkili olmadığı durumlarda cerrahi müdahale tercih edilmektedir. Yapılan müdahalelerle normalden fazla büyüyen burun eti küçültülmektedir.

Konka cerrahisinde başvurulan en etkili yöntemler, radyofrekans, mikrodebrider ve konka plastik teknikleriyle yapılan küçültmedir. Radyofrekans, lokal anestezi ile yapılan günübirlik bir işlemdir. Burun içi uyuşturularak yapılan işlemler kısa sürede ve ağrısız olarak gerçekleşmektedir. Bu uygulamada, tampon kullanılmaz ve hasta sosyal hayatına hızlıca dönebilir. Yapılan müdahale sonucunda burun eti şişer ve burun tıkanıklığı hemen düzelmez. İkinci haftadan itibaren burun içinde kabuklanma görülebilir. Kabuklanma 2-3 hafta sonra düzeldiğinde, burun tıkanıklığı oldukça rahatlar.

Mikrodebrider cerrahisinde genel anestezi gerekebilir. İşlem sonrası burunu tam kapatmayan 2 günlük hafif tamponlar kullanılır. Uygulanan cerrahi müdahaleler sonrasında, burun etlerinde büyümeler, küçültülerek burnun sağlıklı işleyişi tekrar kazandırılmış olur. Konka plastide, konkaya yapılan bir kesi ile içindeki kemik bir miktar küçültülür ve bununla birlikte bir miktar doku da alınır.” dedi.

Radyofrekans ve mikrodebrider yöntemleri, daha çok burun eti dokusunun çok büyüdüğü durumlarda sonuç alabildiğimiz yöntemlerdir. Eğer konkanın kemiği çok büyükse konka plasti daha etkili olabilir. Ancak kemik büyümesi çok görülen bir problem olmadığından konkaplastiye nadiren gerek duyulur.

Tüm bu uygulamalarda bir hafta süren burun tıkanıklığı ve sonrasında 1 ay süren burun içi kabuklanma olağandır. Tüm cerrahiler sonrasında konkalarda yeniden büyüme oranı çok düşüktür. Genel olarak bahsetmek gerekirse bu oran %5’ten daha azdır. Ancak hastanın konkalarını büyüten; alerji, sigara, çevre kirliliği gibi etkenler devam ettiğinden, zaman zaman tekrar ilaç tedavileriyle bu soruna çözüm getirilebilir.

Radyofrekans tek başına yapılacaksa lokal anestezi ile yapılabilen günübirlik bir işlemdir. Burun içi uyuşturulduktan sonra yapılan işlemler kısa sürede ve ağrısı olarak gerçekleştirilir. Tampon uygulanmaz ve hasta günlük hayatına aynı gün dönebilir.

Bir hafta süren burun tıkanıklığı ve sonrasında bir ay süren burun içi kabuklanma olağandır. Mikrodebrider cerrahisi ise genel anestezi gerektirebilir ve işlem sonrası burunu tam kapatmayan 2 günlük hafif tamponlar uygulanabilir. Her iki cerrahi sonrasında da konkalarda yeniden büyüme oranı çok düşüktür (%5’den daha az ). Ancak hastanın konkalarını büyüten ana etken (alerji, sigara, çevre kirliliği vs.) Devam ettiğinden zaman zaman tekrar ilaç tedavisi gerekebilir.

 

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir