Altın, Dolar ve Euro Fiyatları Son dakika!
25 Şubat 2019
ÇOCUKLUK MEVSİMİ
25 Şubat 2019

Bir sanatçının ne olduğunu sanıyorsunuz? Bir ressamsa gözlerinden, bir müzisyense kulaklarından, bir ozansa yüreğinin tellerindeki lirlerden, hatta bir boksörse kaslarının gücünden başka bir şeyi olmayan bir budala mı? Tam tersi. Sanatçı, ister acı ister tatlı isterse sıkıntılı olsun, bu dünyada olup biten şeyleri her zaman bilen ve bütün bunlarla kendisini biçimlendiren siyasal bir varlıktır. Resim sanatı hiçbir zaman, duvarları süslemek için yapılmadı. O düşmana karşı bir savunma ve saldırı silahıdır. (…) Ben ölüme karşı yaşamın yanındayım, savaşa karşı da barışın!” Pablo PİCASSO

SANATÇI KİME DENİR, KİMDİR SANATÇI?.. / Bülent ÖZCAN

Basit anlamda söyleyecek olursak: Sanatçı, sanatı gerçek anlamda özümseyen, önemseyen; sanatı kendi kişiliğinde eriterek, güzel şeylere dönüştüren (dönüştürebilen), “insan olmak” bilincini en üst düzeyde tutan (taşıyan), kendini aşan kişidir.
Diğer bir deyişle; sanatçı, herkesin duyduğunu, herkesin gördüğünü, herkesin hissettiğini, herkesin düşündüğünü; farklı şekilde duyan, farklı şekilde gören, farklı şekilde hisseden, farklı şekilde düşünen, farklı şekilde yorumlayan, farklı şekilde yansıtandır; duyulmayanı duyan, görülmeyeni gören, olmayanı bulandır.
Sanatçı üzerine bunları söyledikten sonra, gelelim bizdeki sanatçıya:
Bizde sanatçı bukalemun gibidir. Güne göre, saate göre renk değiştirir. Bizde sanatçının kişilik sorunu gibi bir sorunu da yoktur. Kişiliksizdir. Siliktir. Yitiktir. Aynalara dargındır. Aynasızdır. Kimileyin taraf tutar, kimileyin tarafsızdır!.. Çıkarının gerektirdiği şekilde düşünür. Çıkarcıdır. Nemelazımcıdır. Yağcıdır. Yalancıdır. Palavracıdır. Elinde bir zilli tefi, yaldızlı pabuçları vardır!.. Dolap beygiri gibidir. Bir sağa, bir sola döner boyuna. Üçkâğıtçıdır. Sanat hırsızıdır!.. Bizde sanatçı hinoğluhindir. Yüzsüzdür. Görgüsüzdür.
Bizde sanatçı çoktur…
Bizde sanatçı yoktur…
Bizde sanat…
Bizde san…
Bizde s…
Bizde …
Biz…
Bi…
B…
…………… Sanatçı kime denir, kimdir sanatçı?..

 

* Bülent Özcan’ın bu yazısı, Gaziantep’te yayımlanan, Birlik Dergisi’nin Nisan – Mayıs 1993 tarihli 5. sayısından alınmıştır.

İlginizi Çekebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir