Gazi Osman Paşa

Gazi Osman Paşa
  • Doğum Tarihi 01 Ocak 1832
  • Ölüm Tarihi 01 Mart 1900
  • Doğum Yeri Tokat
  • Meslek Milli Kahraman, Komutan, Osmanlı Devlet Adamı

Osmanlı Komutanı, Milli Kahraman, Plevne Kahramanı (D. 1832, Tokat – Ö. 1900, İstanbul). Asıl adı Osman Nuri’dir. Tokat’ta Yazıcıoğulları isimli bir aileye mensup Mehmed Efendi’nin oğlu olan Osman Nuri, küçük yaşta ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etti. Beşiktaş’taki Askerî Rüştiye (ortaokul)’de ve Kuleli Askerî İdadî (lisesi)’nde okudu. Harbiye’yi yirmi yaşında ikincilikle bitirerek Harb Akademisi’ne girdi. Akademi’de öğrenciyken, Kırım Savaşı’nın çıkması üzerine Tuna cephesine gönderildi. Burada dört yıl kalarak, teğmenliğe, savaşın sonunda da yüzbaşılığa yükseldi. 1856’da Akademi’ye devam ederek öğrenimini kurmay subay olarak tamamladı.

Erkân-ı Harb Dairesi (Genel Kurmay Başkanlığı)’nde çalışırken, Anadolu’nun haritasını çıkarma göreviyle Bursa’ya gönderildi. Teselya’da, Yenişehir’de ve Cebel-i Lübnan’da görevlendirildi. Girit isyanlarının başlaması üzerine Girit’e gönderildi ve 1866’da Girit’teki çalışmaları ile Serdâr-ı Ekrem olan Ömer Paşa’nın takdirini kazandı. Miralay (albay) olarak Yemen’e gönderildi. Ardından Paşa rütbesiyle Rumeli’de Beşinci Ordu Manastır Fırka (tümen) Komutanlığına atandı (1875). Buradaki çalışmaları takdir edilerek, birinci ferik (korgeneral) oldu. Sırp isyanları başlayınca emrindeki birliklerle İzver tepelerini ve Zayçar kasabasını aldı, Sırp ordusunu yendi ve mareşal oldu (l876).

Gazi Osman Paşa’yı bütün dünyaya tanıtan, “93 Harbi” diye bilinen 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki savunmasıdır. Bu savaşta, Plevne cephesindeki savunması ile dünya savaş tarihine yeni yöntemler getirmiştir. Gazi Osman Paşa, savaş başladığı sırada Vidin ve Rahova bölgelerinin korunmasıyla görevliydi. Tuna’yı geçerek savaşın düşman topraklarında yapılmasını önerdi; ancak buna izin verilmedi. Rusların Berkofça Dağları’nı aşmaya başlamasından sonra Osman Paşa’ya harekât emri verildi. Komutasındaki kuvvetlerle Plevne önlerine gelen Paşa, Rusların elinde bulunan kenti ele geçirerek, savunma için gerekli önlemleri aldı. Rusların Plevne’ye bu ilk saldırısını, bir karşı saldırıyla Osma Irmağı’nın öte yakasına atarak savuşturdu (20 Temmuz 1877). Ruslar, üç gün sonra yeniden bir saldırıya geçtiyse de kanlı savaşlardan sonra geri çekildiler. Bunun üzerine Rus Çarı, Osman Paşa’ya karşı Romen ordusundan yardım istedi. Bu istek üzerine Romenler elli bin kişilik bir orduyla Ruslar’ın yardımına koştu. 11 Eylül’de Rus-Romen birleşik ordusu, tekrar Plevne’ye doğru taarruza geçti. On iki saat süren büyük Rus taarruzunu da püskürten Osman Paşa, üçüncü Plevne Savaşı’nı da kazanarak (11 Eylül 1878) “Gazi” unvanı aldı. Daha büyük kuvvetlerle kuşatmayı sürdüren Ruslar, Plevne’nin teslimini istediyseler de Gazi Osman Paşa bu isteği kabul etmedi.

Ancak hiçbir yerden yardım görmeyen Plevne’de yiyecek, yakacak ve ilâç sıkıntısı başlamıştı. Bu durum karşısında Gazi Osman Paşa, bir huruç (çıkış) harekâtı yaparak, Plevne’den çıkmaya karar verdi. Bu kararı öğrenen Plevne halkı, yörenin ileri gelenlerini Osman Paşa’ya ricacı olarak gönderdiler ve Bulgarların kendilerine zarar vereceği korkusuyla onlarla birlikte Plevneden çıkmak istediklerini bildirdiler. Osman Paşa, halkın bu isteğini kabul etmek istemese de ısrarlara dayanamayarak razı oldu. Huruç harekâtının yapılacağı sabah, halkın araba, kağnı ve hayvanları ile askerden önce yola dizilip yolu kapattıkları görüldü. Tam bu sırada Rus topçusu ateşe başladı. Halkın bu aceleciliği aynı zamanda harekâtı da gizli olmaktan çıkarmıştı. Bunun üzerine asker, sayı ve silahça kendilerinden kat kat üstün olan Rus ordusuna karşı asker hücuma geçti. Ancak Ruslar, sürekli takviye alıyordu. Bu çıkış harekâtı sırasında Gazi Osman Paşa’nın atı yara alarak öldü; kendisi de bacağından ağır yaralandı. Açlık, hastalık, yardımın gelmemesi üzerine askerin daha fazla zarar görmemesi için Paşa teslim olmaya mecbur oldu.

Yarası, Vizsuyu kenarında bir evde sarılırken, Rus generali Ganetski tarafından tutsak edildi. Az sonra Rus Başkomutanı Grandük Nikola, askerî tören yaptırarak, askerlik ve tutsaklık kurallarına aykırı olmasına karşın, Osman Paşa’nın kılıcını geri verdi. Kendisini heyecan ve samimiyetle takdir etti, parlak savunmasından dolayı tebriklerini bildirdi. Bir süre sonra da Sultan II. Abdülhamid’in girişimleri sonucunda Rusya’dan İstanbul’a döndü (1878). İstanbul’a gelişinde halk tarafından büyük sevgi ile karşılandı. Sonrasında Gazi Osman Paşa yedi yıl Serasker olarak görev yaptı, ardından II. Abdülhamid tarafından Mâbeyn Müşiri (Saray Mareşalliği) görevine getirildi. Vefatına kadar bu görevde kaldı. Törenlerde, Padişahın arabasında ve onun karşısında otururdu. Vasiyeti üzerine Fatih Camii avlusuna gömüldü. Osman Paşa’ya özel saygı duyan Sultan II. Abdülhamid onun için muhteşem bir türbe yaptırmıştır.

 Gazi Osman Paşa, temiz ahlâkı, kahramanlığı, içtenliği, gösterişsiz Müslümanlığı ve devlete olan bağlılığı ile günümüze kadar sevgi ile anılmıştır. Adına yazılan “Gazi Osman Paşa Marşı” hâlâ söylenmektedir. Günümüzde İstanbul’da bir ilçeye Gazi Osman Paşa adı verilmiştir ve İstanbul Büyükşehir Belediye’sinin önünde bir heykeli bulunmaktadır. Yine İstanbul’da onun adına bir hastane, Ankara’da bir ilköğretim okulu yapılmış ve ayrıca onun adıyla memleketi Tokat’ta bir lise ile bir üniversite vardır.

2017’de TRT ekranlarına gelen Payitaht Abdülhamid dizisinde Gazi Osman Paşa karakterini Aydın Sigalı canlandırdı.

 

Hakkında Ne Dediler?

Plevne’yi müdafaa etmiş olan büyük asker, mağlubiyet diye bir kelimeyi tanımak istememiştir. Hadiseler çok kötü bir şekil aldığı zaman bile onun dengesi, sükûnu ve itimadı sarsılmamıştır.” (General Sir Con D. P. Frenç)

Adına yazılan Plevne Marşı (Gazi Osman Paşa Marşı) hâlâ söylenmektedir.

 

GAZİ OSMAN PAŞA MARŞI

Tuna Nehri akmam diyor,

Etrâfımı yıkmam diyor,

Şânı büyük Osman Paşa,

Plevne’den çıkmam diyor.

Karadeniz akmam dedi.

Ben Tuna’ya bakmam dedi.

Yüz bin Moskof gelmiş olsa,

Osman Paşa korkmam dedi.

 

Kılıcını vurdu taşa,

Taş yarıldı baştan başa,

Şânı büyük Osman Paşa,

Askerinle binler yaşa.

Düşman Tuna’yı atladı,

Karakolları yokladı.

Osman Paşanın emrinde,

Beş bin top birden patladı.

DEĞERLENDİRME 3.0

İçeriği Nasıl Buldunuz?

Captcha