Copyright 1998-2008 Tokat.Com All rights reserved.e-mail admin@tokat.com
ZİLE YÖRESİ DÜĞÜN ADETLERİ
       Oğlan evi düğün için düşündüğü zamanı kız evine bildirir. Kız evi uygun görürse hazırlıklarına hız verir . ''Hazırlıklara başlar." demiyorum. Çünkü kız anası, daha kızı kundaktayken bile sandığına bir şeyler atmaya başlamıştır, Nişanlandıktan sonra artık durmak yoktur gelin kız ve anneye. Eğer anne meraklı ve marifetliyse, hele kızını da yetiştirmişse, ellerinden kaçan kurtulur ancak. Ağırlıklarında hep el emeği göz nuru olsun isterler. Oyalar, danteller, nakışlar, işlemeler, kanaviçeler arasında koşuştururlar hiç durmadan.

            Düğün mevsimi çoğunlukla Yaz'dır Zile'de. Köylerde harman sonu ve pancar parası alınınca düzenlenir. Şehirde de Kış çıkmadan kolay kolay düğün yapılmaz. Ayrıca düğünlerin Ramazan'a girilmeden önce yapılması gerekir. Aksi takdirde düğün Kurban Bayramı sonrasına kalacaktır. Çünkü iki bayram arasında düğün yapılmaz inanışı geçerliliğini hâlâ korumaktadır. Halbuki dinî yönden hiçbir sakıncası yoktur.


OKUYUCU ÇIKARTMA

               Düğün için her iki taraf da karar verince hazırlıklara girişilir. Kızın çeyizlerinden tamamlanmayanlar eşe dosta dağıtılır. Elinden gelen kızın çeyizine katkıda bulunur. Kız evinde bir taraftan çeyizler tamamlana dursun, bir taraftan da kararlaştırılan günler için eş - dost davet edilir. Hem kız evi, hem de oğlan evi kendi taraflarını çağırmak için okuyucu çıkarırlar düğün öncesi. Elbetteki kız evi "Kadın Okuyucu", oğlan evi "Erkek Okuyucu" çıkaracaktır. Şimdi kadın okuyucular halâ vazifelerini sürdürmekteyseler de erkek okuyucunun görevini davetiyeler yapmaktadır.
            Kadın okuyucular vardır belli başlı. Bunlardan birisine zahmetinin karşılığı önceden verilerek, tanıdıklara düğün haberi ulaştırılmış olur. Okuyucunun yanına kız evinden bir çocuk verilir. Çocuğun elinde daha önceden hazırlanmış, davet edileceklerin listesi vardır. Aslında okuyucular Zile'de herkesi tanırlar hemen hemen. Ama hiç kimsenin unutulmaması için liste hazırlanır ve okuyucunun da okuma yazması olmadığı için okula giden bir çocukla yola çıkması daha uygun olur.
            Okuyucu her gittiği eve : "........... Hanım'ın selâmı var : Önümüzdeki Perşembe ağırlığa, öbür hafta Salı'ya Gelin Hamamı'na, Çarşamba günü de Kına Gecesi'ne buyurun" der. Zile'mizde "Yeter Abla" vardır okuyuculuğuyla meşhur olmuş. Kendisini tanımayan yoktur. Bizzat evine gidip sordum mesleğinden memnun olup olmadığını.
            - Memnunum. Her ne kadar okuyuculuk yaptığım günün akşamı yorgunluktan kurtulamıyorsam da torbamdaki bulgurları, kesemdeki paraları boşaltıp çocuklarımın rızkını çıkarınca yorgunluğum hemen geçiyor. Hem Zile'yi, Zileli'yi benim gibi tanıdığına kim bahse girebilir, kim ispat edebilir? Zile'de gelin olanlarda emeğim çoktur. Sağolsunlar hepsi de beni sever ve hiç unutmazlar." diyerek sonladı konuşmasını.
       

ZİLE YÖRESİ DÜĞÜNLERİ
ANA SAYFA              GEZİ            OTEL REHBERİ             HARİTA             HABERLER             CANLI YAYIN             YEMEK             KÜLTÜR             ULAŞIM             MESAJ             SOHBET