Copyright 1998-2008 Tokat.Com All rights reserved.e-mail admin@tokat.com
ZİLE YÖRESİ DÜĞÜN ADETLERİ 4
Diğer bir köşeye dikiş makinası konulmuş. Kıza ait olup olmadığını sordum. Değilmiş. Aslında dikiş elinden geliyormuş ama annesi terzi olduğu için evde kalacakmış. Annesine, kızına neden makine vermediğini sorduğumda : 'Benim canım yandı terzilikten, bir de kızımın mı başını yakayım? Allah kocasına ne verirse, onu oturup yesinler.' dedi ve güldü. Elbette dikiş makinesiyle gidenler de var. Bunlar muhakkak terzilik yapacak değiller ya!..
Sedirin üzerinde üst üste yığılmış renkli renkli bohçalar İlgi çekici, hepsinin üzeri etiketli. Evet bunlar da hediye bohçaları. Birini açıp baktım : Etikette; "Kaynanaya" yazılıydı. İçinde, işlemeli bir karyola takımı, yine işlemeli bîr seccade, iğne oyalı bir namaz örtüsü ve iç çamaşırı vardı. Diğer bohçalar; kaynata, kayın, yenge, görümce ve enişteye aitti. Bu bohçaların işi el emeğiydi. Bir kaç tane de hazır bohça vardı. Bunların içindekiler de ev dışındaki amca, dayı, hala ve teyzeye ait olsa gerek.
'Damalın hediyesi nerde?' dedim. Gösterdiler. Doğrusu, damadın hediyesi olduğu besbelliydi. Bohça değil de şaseye hazırlanmış ve karyolanın üzerinde yerini almıştı. Pijamaları asılı olduğuna göre içinde ne var acaba? diye açıp baktım : Fanila cinsi iç çamaşırından başka, ince ipek kıvraktan yapılmış iç çamaşırı konulmuştu. Zile'de damadın iç çamaşırının ipek kıvraktan dikilmesi eskiden beri âdettir. Halâ da bu âdet devam etmekte. Şimdi ayrıca damada, düğünde de gömlek, kravat, çorap, mendil gönderilmektedir.
Her yerde olduğu gibi 'yatak odası takımı' kız tarafına ait olduğu için bu konuya değinmeyeceğim. Bu evlilikte de bu kurala uyulmuş. Oğlan tarafı "Misafir odası takımı"nı almış. Böyle olduğu halde sofada (salonda) bu takımlar da gözüme ilişti. Büfenin içi süslenmiş. Üstüne büyük bir tunç semaver konulmuştu. Önce eve ait olabileceğini düşündüm. Ama değildi, tanıdığım aileydi. Kız gelin edecekleri sırada takım alacak durumları yoktu. Sonra anladım ki; eş dost görsün istenilmiş ve takımlar mobilyacıdan oğlan evine değil de kız evine getirilmişti.
Yatak ve yorganın yığıldığı sandık da kıza aitmiş. Sandık cevizden. Zaten Zile'de, her kıza ceviz sandık verilir, halâ da ceviz sandığa rağbet devam etmektedir.
Bu arada şunu özellikle vurgulamak isterim. El emeği ve göz nuru yapılan çeyizler, halâ değerinden hiçbir şey kaybetmemesine rağmen, bazı kız anne - babası sandık çeyizini lüzumundan fazla yapmak yerine, günlük hayatta kullanılması artık zorunlu hale gelen çamaşır makinesi, buzdolabı, dört ocaklı fırın, televizyon... gibi eşyalardan imkânları ölçüsünde almayı tercih etmektedirler. Bu da günümüz şartlarına göre daha mantıklıca bir düşünüş olsa gerek.