Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
       1950 Sivas Yıldızeli doğumluyum. Ben altı yaşında iken ailem Tokat'a taşındı. İlkokulu Tokat Gazipaşa İlköğretim okulunda okudum.

Yazmacılık mesleğine başlayışınız hakkında bilgi verir misiniz?
       1960 yılında yazmacı çırağı olarak Kadir Yaşın isimli ustanın yanında bu işe başladım.  Daha sonra on yıl Osman Laleli isimli ustanın yanında "Yazmacı kalfası" olarak çalıştım. Halen Tokat Kapalı Ceza ve Tutukevinde kadrolu usta olarak çalışmaktayım.

Tokat Yazması Hakkında bilgi verir misiniz?
        Yazma,  bez ve çeşitli kumaş üzerine o yörenin örf ve adetlerine göre basılan baskılara denir.   Her yörenin kendi kültürü, motif özelliği vardır. Bir ilinki diğer ili tutmaz. Ayrıca yazmacılık başlı başına Tokat'a has bir el sanatıdır. Başka illerde buna rastlayamazsınız. Tokat'a ait olan yazma genelde tülbent, yemeni,  yazma türündedir. Tokat merkezde, kâğıt içi dediğimiz yazma türüne kadınlarımız oya çekerler ve oyalı yazma kullanırlar. Zile ilçemizde yöre kadınları madımak toplarken Kandilli dediğimiz yazma çeşidini başlarına takınırlar. Her yöremizin kendine has desenli yazmaları vardır. Tokat merkezde Bağ Yaprağı,  Zile de Elmalı türü, Reşadiye yöresi Çengelköy veya Üzümlü desen olarak tercih edilir.









Elvan baskı hakkında bilgi verir misiniz?
       Yazma da ana çalışma kara kalemdir. Daha sonra kara kalem çalışması renkli baskı yapılarak renklendirme yapılırsa buna elvan baskı diyoruz. Bizim de ustalardan öğrendiğimize göre önce kırmızı, sonra sarı,  sonra yeşil renk işlenilerek elvan baskı elde edilir. Bu renkleri yapabilen kalfa olur.        
















Tokat'ta Yazmacılığın önemi ve tarihi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
       Yazmacılık denildiğinde akla Tokat gelir. Merkezi Tokat'tır. Ustalarımızdan öğrendiğimize göre Tokat Meydan Camii'nin yapımı o zamanki yazmacı esnafının vergileriyle gerçekleştirilmiş. Bundan eski devirlerde Tokat'ın ticari ve ekonomik  hayatında yazmacılığın büyük bir güç olduğunu anlıyoruz..

Zaman zaman size gelerek yazmacılık konusunda bilgi alanlar, araştırma yapanlar oldu mu?
       Evet, bizzat ben Kadir Özdemir ustaya;  üniversitelerden, derneklerden,  enstitülerden ve ülkemizdeki önemli tekstil üreticilerinden, yurt dışından şahıslar, gruplar gelerek yazmacılık hakkında bilgi topladılar. Yapmış olduğumuz ürünlerden aldılar, sipariş verdiler.





 

 

Yazmacılık konusunda sizden bilgi toplayanlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
       Elbette verebilirim. "Antalya Çalışan Kadınlar Derneği" üyeleri geldiler. Burada yazmacılık üzerine bir hafta kurs gördüler.        Tokat Gazi Osman Paşa Üniversitesi Öğretim Görevlilerinden Yrd. Doç. Dr. Kemal Türker,  yazmacılık konusunda bizim çalışmalarımız hakkında bilgi topladılar.Antalya Akdeniz Üniversitesi'nden Öğretim Görevlisi Nurhan KARATAŞ yönetiminde bir araştırma grubu gelerek Tokat yazmacılığı hakkında bilgi topladılar. Ankara Olgunlaşma  Enstitüsü 'nden Berkin ERKAN 1996'da gelerek Tokat yazmacılığı hakkında bilgi topladı. Manisa Celal Bayar Üniversitesi'nden bir öğretim görevlisi geldi ve yazmacılık konusunda bilgi topladı.
       Ben Kadir ÖZDEMİR, 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Akademisi'nde Tokat Yazmacılığı hakkında uygulamalı olarak bir hafta süreyle kurs verdim.
       Japon Ataşesi olduğunu öğrendiğimiz bir şahıs bizim Tokat yöresine has motifleri inceledi. Tokat'a has tüm motiflerin basılı olduğu yazmalarımızdan, örtülerimizden aldı. Örnek fotoğraflar çekti. 

Ticari kuruluşların ve tekstil fabrikalarının Tokat yazmasına hiç talebi oldu mu?
       1985-1986 yılında o zamanki Tokat valisi Recep YAZICIOĞLU döneminde Bursa'da yapılan sergiye katıldık.  Özdilek Tekstil'in sahibi Hüseyin ÖZDİLEK bizimle alâkadar oldu. Bizim götürdüğümüz mallardan epey miktarda yazma, sofra bezi,  masa örtüsü aldı. Hatta bizden sipariş alarak bir müddet bunları Amerika'ya ihraç ettiler. Hüseyin ÖZDİLEK Tokat yazmacılığını ayağa kaldırmak gerektiğini o zaman sergi ziyaretinde söyledi. Kendisi de bu konuda elinden geleni yapabileceğini ifade ettiler.
       Vakko Giyim Sanayi temsilcileri, Ceza ve Tutuk evlerinin sergilerinde Tokat yazmasını gördüler.   Eteklik, masa örtüsü, elbiselik siparişi verdiler. Onlarla iki sene süreyle çalıştık.
       Şimdi ise Ankara, İstanbul, Antalya gibi merkezlerdeki toptancı esnafına mal vermekteyiz.



 


Bir yazma ustası olarak Tokat yazmacılığının problemleri hakkında neler söyleyebilirsiniz?
       Biz Tokat Ceza ve Tutuk Evinde çalışan personel olarak ürettiğimiz malları satmada bir problem yaşamıyoruz. Fakat Tokat yazmacılığı daha çaplı tanıtılabilir.
       Tokat yazmacılığında en büyük problem belli bir standart ve kalite yakalanmamasıdır.  Birçok yazmacı esnafı sabit boya (akmayan kökboyası)  kullanmıyor. Kalitesiz sentetik boya kullanıyorlar. Bu da kaliteyi düşürüyor.
       Yazmacı esnafı kendini yenilemiyor.  Ürün çeşidi artırılabilir. Ne bileyim Tokat'ın yazma motifleri nevresim takımlarına, perdelere,  güneşliklere,  mutfak önlüğüne, bayanların günlük kıyafetlerine, örtü olarak kullanılan takımlara hatta plaj kıyafetlerine dahi uygulanabilir. Sadece yazma ile sınırlı kalmamalıyız.

Kullandığınız boya malzemesi hakkında bilgi verir misiniz?
       Biz Ceza ve Tutukevinde bastığımız yazmalarımızda -ki elimizde üzerinde yöremize ait çeşitli desenlerin olduğu orijinal 200- 300 yıllık el yapımı baskı kalıpları var-   kökboyası dediğimiz boyayı kullanıyoruz.

Elde ettiğiniz renkler hakkında bilgi verir misiniz?
        İlk temel boya;  siyah ve beyaz boya elde etmek için Tokat'ın dağlarında bol miktarda bulunan geven bitkisinin yağı, Arabistan'dan gelen hurma zamkı ( hurma ağacında oluşan bal)  göztaşı, güverçile, anilin ve uyanmamış kireç karışımından siyah ve beyaz renk elde edilir.
       Beyaz renk hurma zamkı ile kireç uyandırılarak elde edilir. Yeşil renk cehri denilen sarı otla içerisine ham boya yeşil karıştırılır, kaynatılarak elde edilir. Kırmızı renk mazı dediğimiz pelit kozalakları dövülerek tozuyla güvez ( mora çalan kırmızı)  karıştırılarak kaynatılır. Sarı ise sadece cehri denilen bitkinin dövülerek kaynatılması ile elde edilir. Kahverengi soğan kabuğu kaynatılarak,   yeşil;  ceviz kabuğu ile yaprak yeşil denilen boya birlikte kaynatılarak yapılır.  Siyah renk; göztaşı, güverçile, anilin (tuzlu toprak) ve kitre (geven yağı) karıştırılarak kaynatılıp elde edilir.

Kökboyanın özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?
       Kökboyası dediğimiz bu tabi boya güneşte durdukça canlanır, solmaz (renk atmaz)  kök boya ile baskı yapılan malzemelerde akma olmaz. Yıkandıkça renk açılır (canlı olur.)
       Kök boyası elde etmek için kullandığımız kitre, anilin, göztaşı, güverçile  ham maddelerinin değişik metotlarla bileşiminden eski ustaların  on iki renk çıkarttığı  biliniyor. Fakat ustalarımız o zamanki ticari rekabet yüzünden bunun sırrını bizden sakladılar, bize aktarmadılar.

 
Boya sabitleme konusu hakkında bilgi verir misiniz?        
Baskı yapılan örtüleri, yazmaları boyanın sabitlenmesi için amonyak odalarına sereriz. Eskiden baskı yapılan bezleri ahırlara sererdik. Özellikle at ve eşek olan ahırlara serilen yazmaların kalitesi daha iyi olurdu.  Hayvanın (at - eşek) idrarındaki amonyağın, boyayı sabitleştirici özelliği var. Şimdi amonyak odalarımız var. Fakat amonyak odalarında boya haşlanır gibi sabitleşiyor, ahırlardaki gibi olmuyor. Ayrıca baskı yapılan yazmalar gölgeli yerde kurutulursa daha iyi olur. 















Ustacığım dilek ve temennileriniz nelerdir?
Biz bu meslekte yetişirken meslek sırrı olan bazı bilgilerin bizden saklanmasının acısını uzun yıllar yaşadık. Bu yüzden öğrendiğimiz mesleki bilgileri hiç kimseden saklamıyoruz, esirgemiyoruz.  Bizden alınan bilgilerden üniversiteler, tekstilciler faydalandılar. Ama bu Tokat'a bir kâr olarak dönmedi. Bilgiyi alanlara!!! yaradı. Bilinçsiz sanatkârlar yüzünden Tokat yazmacılığı zarar gördü. Ben Ceza ve Tutukevinde çalışan bir usta olarak özellikle üniversitelerin bu işe ciddi ve kalıcı olarak el atmasını dilerim.

Ustacığım, bize zaman ayırıp sorularımıza cevap verdiğinizden dolayı teşekkür ederiz.