Eski ile bugünü karşılaştırdığınızda neler söylersiniz?
Tokat'ımız şu Türkiye'nin dünyanın cenneti idi. Eski büyüklerimiz cennet Tokat'ın ya altında ya üstünde derlerdi. Tokat iklim olarak, bağlar, bahçeler zümrüt gibi ormanlarla kaplı çok şahane yer idi. Eskiden Malkayası derler, Kaşıkçı Bağları derler, Biskene Bağları derler, Soğulcak Bağları derler, Çay Bağları derle, Kemer Bağları derler buradaki yetişen sebzeler ve meyveler Türkiye'nin hiçbir yerinde yoktu. Bu bağlarda bahçelerde Naliye armudu, Boynueğri armudu, Bıldırcınbudu armudu çok meşhur idi. Cizvit eriği, Halil eriği, Süt eriği, çok şahane eriklerdi. Misket elması Tokat'ın meşhur elmasıdır. Toplandıktan sonra bir sene dayanır.
Amca sizin yetiştiğiniz zamanlarda şimdiki birçok teknolojik imkân yoktu. Bu kısıtlı ortamda hayat nasıldı?
Hayatımız çok şahaneydi. Bizim çocukluk zamanımızda iç yağından mum yaparlardı. Fakirler bunu kullanırdı. Biraz daha zengin olanlar fanus denilen gazyağı ile yanan aydınlatma aracını kullanırdı. Batum'dan "develi teneke" ile petrol, benzin- gazyağı gelirdi. . Zenginler de onları kullanırdı. Bu "develi teneke" o zaman çok meşhur idi. Fitilli gazyağı ile yanan lüks lambaları vardı..İlk zamanlar sokakta aydınlatma yoktu akşam olunca herkes evine çekilir, erken yatılırdı. Daha sonraları belediye su ile çalışan santral kurdu. Zengin olanlar elektrik kullanırdı. Fakir olanlarda evlerinde lamba kullanırdı. Hayat güzeldi. Şahane bir hayat vardı. Hapishaneler bomboştu. Şimdiki gibi değildi. Azdık. Hısım akraba birbirine gidip gelirdi. İnsanlar neşeliydi. Televizyon yoktu. Pil ile işleyen radyolar vardı. Fen çok ilerledi. Artık herkes her şeyi biliyor.
Tokat'ın özelliğini bitirdiler. Ne bağ kaldı ne bahçe. O güzelim bağları, bahçeleri beton yığını haline getirdiler. Eskiden evler avlulu, avlusunda düğün yapılabilen evlerdi. Tokatlılar eskiden bağlarına bahçelerine at arabaları ve zengin olanları faytonlarla giderdi. Otomobil yok, bilmem ne yok zaten harpten çıkmış fakir idik.
Anlaşıldığı kadarıyla eskiye özlem duyuyorsunuz. Öyle mi?
Türklük özelliğimiz bir yönden bitiyor. Kökü bu. Eski günleri hatırlayarak oturuyorum. Bağlar, bahçeler, kebap ocakları yanar eey! Daha var söyleyeceğim çok; ama hangi birini yazacaksın. Benden başka bilen de yok.
Ustacığım, bize zaman ayırıp sorularımıza cevap verdiğinizden teşekkür ederiz.