Tabiat bütün güzelliklerini insanların gözleri önüne sererken bazılarını da gözlerden ırak dağ başlarına, yerin derinliklerine gizlemiştir. Bu güzellikler ruhumuzu dinlendirir, bizi heyecanlandırır, bazen de hayretler içerisinde bırakır. Gizemli odaları, büyük salonları ve kendisini benzerlerinden ayıran özellikleriyle Ballıca Mağarası'nın bu şaşırtıcı özelliklerini fark edebilmek için bu yazıyı okumak yeterli olmayacaktır. Bu güzellikleri yerinde görmek gerekir.
Ballıca Mağarası ilimize 36 km, Pazar ilçemize ise 6 km uzaklıkta olup Tokat'ın batısında yer alan Akdağ'ın Yeşilırmak'a bakan kuzey yamacındadır. Mağaraya Pazar ilçesinden geçilip İndere vadisinin yamaçlarından kıvrılarak ulaşılır. Mağara, yeşilin her tonuyla bezenmiş Kazova ya hakim bir noktadadır.
Türkiye'nin en güzel mağaraları arasında yer alan Ballıcanın yan kollarıyla birlikte toplam uzunluğu 680 metredir. 200 ile 500 milyon yıl öncesine ait Permo-Trlyas mermerleri içinde yan yatay ve yan dikey olarak birbirine bağlı beş kat ve sekiz büyük salondan meydana gelmiştir. Bu salonlar; Sütunlar salonu, Mantarlı salon, Fosiller salonu, Yarasalar salonu, Büyük damlataşlar, Çöküntü salonlu, Havuzlu salon ve Yeni salon olarak adlandırılmıştır. Mağara uzanımına ve iç şekillerine göre iki farklı bölüme ayrılmaktadır. Girişten hemen sonra gelen havuzlu salonun açıldığı kuzey doğu-güney batı yönlü galeriler mağaranın ilk bölümünü oluştururlar. Burada eski çağlardan beri yaşandığına dair kalıntılar bulunmaktadır. Bu galeri, büyük damlataşlar salonu, fosil salonu ve yarasalar salonu olarak üç salonun birleşmesinden meydana gelir. Girişe göre en yüksek noktası +19 metre, en derin noktasında -75 metrede bulunan ve 94 metrelik bir düzeyde oluşan mağara, en üst Pliyosen'den (2 milyon yıl önce) beri gelişimini devam ettirmektedir.
Tokat göller itibarıyle de zengin bir ilimizdir. Başlıca göllerimiz Zinav Gölü, Güllüköyü Gölü, Kaz Gölü ve Almus Baraj Gölü'dür. bunlardan başka Gökçeyol ve Akdelen Göletleri gibi çok sayıda sulama amaçlı göletler de vardır.
İçindeki damlataş birikimleri ve birbirinin üzerinde bulunan katlarına göre, çok dönemli gelişim özelliği gösteren Ballıca Mağarasında sarı, kırmızı ve beyazın her tonu ile mavi ve yeşilin harmanlandığı sarkıt, dikit, sütun, bayrak ve perde damlataşları, mağara gülü ve iğneleri, içi su ile dolu damlataş havuzları, soğan ve fil ayağı sarkıtlar, mantar dikitler... büyük bir Damlataş Ormanı oluştururlar. Her santimetre karesinde büyüleyici bir güzelliğin saklı olduğu mağaranın en karakteristik şeklini soğan sarkıtlar meydana getirir. Türkiye'de hiç bir mağarada bulunmayan ve cevizden futbol topuna kadar farklı büyüklüğe sahip bu şekillerin gelişimlerini gözle görmek mümkündür. Boyları yer yer 60 metre, genişlikleri 40 metre, tavan yükseklikleri 20 metreyi bulan salonlara sahip Ballıca Mağarasının insanları dinlendiren bir havası vardır. Yaz ve kış bu havanın sıcaklığı derinliğe bağlı olarak günlük mutlak nemi ise %55-900 arasında değişir. Polen ve tozlardan arınan bol oksijenli mağara havzası, solunum yolu rahatsızlıkları olan hastaları büyük ölçüde rahatlatmaktadır.